of Yamanlar College
Bu sene yapılan çalışmaları blog sayfamıza yüklemekte geç kaldım. Hala yüklememiş olduğum çalışmalar var ve öğrencilerim bana kırılıyorlar. Çok başarılı olduklarını düşünüyorum. Artık çalışırken bana daha az sorular soruyorlar. Bu da artık kendi bakış açılarını oluşturduklarını ve daha az yardıma ihtiyaç duyduklarını ortaya koyuyor. Sene sonunda sergi yapmak istiyorum. Umarım bunu yapabiliriz…
Kızlar scrapbooking olayına bayıldılar. Her hafta mutlaka birşeyler çıkıyor. Fotoğraf bulamazsak kart veya ayraç gibi şeyler çalışıyoruz. Fotoğraftaki çalışmalar öğrencilerimizin ilk çalışmalarından. Her çalışmada biraz daha iyi oluyorlar. Derslerde izlediğimiz videolar yaratıcılıklarına katkıda bulunuyor. Yeni fikirler, yeni ufuklar açıyor…
Fotoğraflara dikkat ederseniz ilk çalışmaların kırışık, buruşmuş olduklarını farkedersiniz. Öğrencilerimiz yaptıkları sayfaları dikkatli bir şekilde saklamaları gerektiğini bu acı deneyimden sonra öğrendiler. Emek verdikleri bir çalışma artık sadece bir kağıt parçası değildi. Herhangi bir zarar geldiğinde sıradan bir kağıt parçasına üzüldüklerinden daha fazla üzüleceklerini biliyorlar artık. Verilen emeğin kıymetini de öğreniyorlar buı hobi sayesinde… Ki ailelerinin ve öğretmenlerinin onlara verdiği emeğin kıymetini bilsinler…
Bu sene farklı malzemeler de kullanmaya başladık. Baskı ve mürekkepleri daha fazla kullanıyoruz mesela…Akrilik boyalar da kullanıyoruz. Öğrencilerimiz bu sene kart yapımına daha çok ilgi duyuyorlar… Hatta kitap ayraçları yapıp arkadaşlarına, öğretmenlerine hediye ediyorlar. Tüm okuldan çok iyi tepkiler alıyoruz. Sene sonunda bir sergi açmayı düşünüyoruz. Ancak hala en büyük sıkıntımız kaliteli malzeme…
İşte öğrencilerimiz yaptıkları….
Öğrencilerimiz kart yapımına da çok ilgi duyuyorlar ve ablaları, arkadaşları için doğum günü kartları hazırlamak istiyorlar. Fikir verme noktasında bana danışsalar da el emekleri onlara ait. Bence çok güzel iki kart çıkardık. Bundan sonra mini albümler de yapmayı düşünüyoruz.
Bu sene kulübümüzün ikinci yılı. Geçen seneye oranla daha makul bir öğrenci sayısı ile başladık. Geçen sene 25 öğrencimiz vardı, bu sene ise 11 öğrencimiz var. Ve bu da onlarla daha iyi ilgilenebilmem demek. Şu ana kadar pek fazla birşey öğrenmediler ama ortaya çıkardıkları çalışmalar geçen senenin biraz daha üzerinde (tabi ortalama olarak). inşallah bu hobiyi çok severler ve vazgeçmezler…
Okulumuzda her sene yeni başlayan 9.sınıflar için oryantasyon programı yapılır. Bu programın amacı öğrencilerimizin birbirlerini ve okulu tanıması ve yeni başlayan lise hayatlarına kendilerini iyi hissederek başlamalarıdır.
Bu seneki oryantasyon programımızda bir grup öğrencimiz ile kart yaptık. Önümüzdeki Kurban Bayramında ailelerine postalanmak üzere güzel kartlar yaptılar. Aslında kartların içini de fotoğrafladım ama çok fazla fotoğraf olacağı için sadece dış görüntülerini veriyorum. Kızlar oldukça yetenekli ve yaratıcıydılar. Bu benim fikrim tabi. Yorum sizin…
Scrapbooking Kulübü öğrencileri ile koca bir yılı bitirdik. Bir sürü teknik ve püf noktaları öğrendik. Bu işi çok sevdik. Artık yeni şeyler geliştirme konusunda daha becerikliyiz. Çünkü bakış açımızı değiştirdik.
Bu çalışmalar bu sene kulübümüzden son çalışmalar. Zira geçtiğimiz hafta yılın son kulüp dersini yaptık. Seneye görüşmek üzere…Yeni öğrenciler, yeni teknikler, yeni çalışmalar ve yepyeni heveslerle…
İlk iki çalışma Özgecan’a, son çalışma ise Betül’e ait…
Malum blogspot kapatıldıktan sonra buraya taşındık. Tüm postlarımızı buraya taşıyabildiğimiz için çok mutluyduk ama malesef şimdi eski postların fotoları görünmüyor. Bunu düzeltebilmek, fotoları tekrar yüklemek ise zaman gerektiriyor. Zaman buldukça yenilemeye çalışacağız. Ama şimdilik bu arıza için özür diliyoruz. Zira çalışmalarımızı görmenizi çok isterdik…
Clue for scavenger hunt: A slip of the foot you may soon recover, but a slip of the tongue you may never get over.
Benjamin Franklin
Scrapbooking ile Yamanlar Malhun Hatun Koleji’nde tanıştım. Tam benlik bir şey dedim, bir şeyleri tasarlamayı, kesip yapıştırmayı, bir şeyler üretmeyi çok severim. İlk kulüp dersinde hocamız bize kendi yaptığı çalışmaları gösterdiğinde bu hobiye hayran oldum ve her dersi büyük bir heyecanla beklemeye başladım. Derste dolup dolup, ders bitiminde bir sonraki hafta için yapacağım çalışmaları düşünüyordum. Bu yüzden kulüp dersimizin olduğu günler benim için büyük bir heyecan ve mutluluk içinde geçiyordu. Profesyonel scrapbooking çalışmalarını gördükçe hayranlığım katlanıyordu. O kadar heyecanlanıyordum ama sonuç istediğim gibi olmuyor, her seferinde kendi çalışmalarıma baktığımda hayal kırıklığı duyuyor, ama yine de bir sonraki sefer işe yine aşkla başlıyordum. Sonra teyzemin doğum günü geldi ve ben ona bir scrapbooking sayfası yapmayı düşündüm. Bu çalışmayı yaparken öyle hissettim ki, şimdiye kadar yaptığım tüm çalışmaları kulüp dersine bir gün kala ödev hissiyle yapmışım. Bu sefer teyzeme olan sevgimi ona göstermek istedim. Birkaç gün boyunca öyle bir heyecanla çalıştım ki, kimi zaman bitmiş hali, kimi zaman teyzemin ona bakarkenki gülümsemesi canlanıyordu gözümde. Bitirdiğimde ateşimin çıktığını söylesem yalan olmaz. Ama sonuç beni o kadar mutlu etti ki… Sevdiklerime ‘Seni seviyorum’ demenin farklı bir yolunu bulmuştum. Bu karşınızdakine bir mektup vermek ya da ona bir resim yapmak, sonra da yüzünün alacağı ifadeyi heyecanla beklemek gibi bir şey. O yüz gülüp de sizin yaptığınız şeyi beğenince günler süren çalışmaya, uğraşa değiyor. İşte böylece her yaptığım çalışmayla sevgim katlandı. Hatta bu uğraşın şu anda yapmayı en sevdiğim şeylerden biri olduğunu söyleyebilirim. Yapabileceğim her an, içimde büyük bir mutlulukla yeni bir scrapbooking sayfası yapıyorum. Bir sürü karton, malzeme, süslerle etüt sınıfına gittiğimi görüp ‘Etütte de mi Nurbanu? Pes!’ gibi yorumlar yapanlara ‘Ama bu da ödev…’ diye cevap verip, etütte de scrapbooking yapmak için her türlü bahaneyi kullanıyorum. Tabi ki ben çalışırken, tüm sınıf beni izleyip ders çalışmadığı için belletmen ablalardan da epey azar işitmişliğim var. Artık durumuma ev halkı da alıştı. Kahvaltı hazırlanırken tahin kavanozunun ambalajına bakıp ‘Aaa, buradaki desenleri scrapbooking için kullanabilirim’ şeklinde yorumlar yapıp, etrafımdaki her şeyi potansiyel bir scrapbooking malzemesi olarak görüyor olmamı önce biraz garipsedilerse de, şimdi alıştılar. Haftasonu tatili bitip pansiyona dönme vakti gelince herkesle vedalaşıp ‘Bu hafta için aklımda süper bir fikir var. Dua edin de güzel olsun’ diyerek tüm haftanın hedefini scrapbooking olarak görmem artık onlara garip gelmiyor. Hatta hevesle bana lojistik destek sağlıyorlar. Anneannem belki ilham verir diyerek eski örgü dergilerini yığıyor önüme, teyzem denk geldikçe bana malzemeler alıyor ve birlikte heyecanla yeni öğrendiğim teknikleri inceliyoruz. Annem ise keçeden tutun da kendisine hediye gelen çikolata kutularından çıkan şık kağıtlara kadar arasan bulunmaz şeyleri buluyor. Evdekiler neredeyse desen, tasarım, model gibi kavramlarla uzaktan yakından ilgisi olan her şeyi ‘Bu işine yarar mı?’ diyerek bana gösteriyorlar. Anlayacağınız onlar da çok hevesli… Ben de büyük bir heves ve mutlulukla yapıyorum. Hem bu işle uğraştığım için çok mutluyum hem de artık her şeye farklı bir gözle bakıyorum. Her şeyde bir desen, motif teknik olarak kullanılabilir bir şey arıyorum. Beynimde bir sürü fikir uçuşuyor. Pansiyonda oradan oraya zıplayıp ‘Bence güzel sanatlar fakültelerinde scrapbooking bölümü olmalı’ veya ‘Scrapbooking de bir meslek olabilir bence’ gibi envai çeşit enteresan fikirle ortalıkta dolaşırken, delirdiğime kanaat getiren bir grubun tersine arkadaşlarım ‘ Kulüp dersinden yeni çıktı da… yakında sakinleşir’ diyerek onları rahatlatıyorlar. İnternette sürekli scrapbooking örneklerine, el yapımı kartlara, kutulara, defterlere bakıyorum. Ve artık insan bir şeylere bu şekilde kendinden bir şey eklemezse, kendi bir şeyler üretmezse nasıl mutlu olabilir ki diye düşünmeye başladım. Bu yüzden scrapbookingte kullandığım hazır bir şey, plastik bir çıkartma gözüme batıyor artık. Her şeyi kendim yapmak istiyorum. Ayrıntılar benden bir parça taşısın, özgün olsun istiyorum. Ayrıntılarla saatlerce uğraşıyorum bazen. Ama benim için o yorulduğum saatler kadar, çalışmalarıma bakanların yüzlerini okumaya çalışmak da büyük bir zevk… Gerçekten hem yapması, hem sunması güzel bir uğraş. Eğer başlamayı düşünüyorsanız uyarmadı demeyin ‘Bağımlısı olabilirsiniz’.